En iyi nemlendirici krem hangileri ?

Emirhan

New member
En İyi Nemlendirici Krem Hangileri? Bir Krem Kavanozunun Peşinde Başlayan Hikâye

Bir Kavanoz Krem, Üç Farklı Bakış Açısı

Geçen kış başımdan geçen küçük bir olayı paylaşmak istiyorum. Küçük diyorum ama sonradan fark ettim ki, aslında konu sadece “hangi nemlendirici krem daha iyi?” sorusundan ibaret değilmiş.

Bir akşam işten eve döndüğümde yüzümün özellikle yanak kısmında garip bir gerginlik hissettim. Aynaya baktığımda cildim pul pul görünüyordu. Burnumun çevresi ise tam tersine yağlıydı. Yani yüzüm adeta iki ayrı ülkeye bölünmüş gibiydi.

Ertesi gün arkadaşım Deniz’le kahve içerken konuyu açtım.

“Bana bir nemlendirici lazım ama hangisini alacağımı bilmiyorum. Her ürün başka bir şey söylüyor.”

Deniz güldü.

“Sen ürün almaya değil, karar vermeye çalışıyorsun.”

Haklıydı.

Telefonumu çıkarıp internette aramaya başladım. Ceramid, hyalüronik asit, gliserin, skualan, üre, niasinamid… Birkaç dakika içinde kendimi kozmetik laboratuvarında çalışan biri gibi hissetmeye başladım.

Tam o sırada masadaki arkadaşımız Mert konuşmaya dahil oldu.

“Ben olsam işi basitleştiririm,” dedi. “Önce cilt tipini belirlerim, sonra üç-dört içerik seçerim, fiyat ve kullanım sıklığına bakarım. Sonra bir ürün alıp düzenli kullanırım.”

Deniz ise farklı bir noktaya dikkat çekti:

“Ben önce insanın cildini neden nemlendirmeye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışırım. Mesela bazı insanlar sırf krem güzel kokuyor diye alıyor. Sonra hassasiyet yaşadığında kendini suçluyor.”

İkisi de farklı düşünüyor gibiydi ama aslında aynı sorunun başka taraflarına bakıyorlardı.

Mert çözümün sistemini kuruyordu. Deniz ise ürünün insanla ilişkisini düşünüyordu.

Ve bizim küçük “en iyi nemlendirici hangisi?” araştırmamız böyle başladı.

En İyi Krem Diye Tek Bir Cevap Var mı?

İlk öğrendiğim şey biraz şaşırtıcıydı: Herkes için tek bir “en iyi nemlendirici” yok.

Amerikan Dermatoloji Akademisi de nemlendirici seçiminin cilt tipine ve ihtiyaca göre değiştiğini belirtiyor. Krem, losyon, jel ve merhem aynı işi aynı şekilde yapmıyor. Özellikle çok kuru ciltlerde krem ve merhemler, daha hafif formüllere kıyasla su kaybını azaltmada daha etkili olabiliyor.

Mert hemen telefonuna bir not açtı:

“Tamam. O zaman ‘en iyi’ yerine ‘hangi cilt için hangi tür?’ diye soracağız.”

Bence bu, bütün araştırmanın dönüm noktasıydı.

Çünkü internette “en iyi nemlendirici” diye aradığımızda genellikle onlarca marka, yüzlerce yorum ve birbirinden tamamen farklı tavsiyeler çıkıyor.

Bir kişinin “bu krem hayatımı değiştirdi” demesi, başka bir kişinin aynı ürünü kullandığında memnun kalacağı anlamına gelmiyor.

Cilt de kişiden kişiye değişiyor.

Kimi yağlanmaya yatkın, kimi kuru. Kimi kokuya karşı hassas, kimi yoğun yapılı kremleri seviyor. Kimi makyaj altında hafif bir ürün istiyor, kimi gece yatarken yoğun bir tabaka tercih ediyor.

Dolayısıyla ilk soru “Hangi marka?” değil, “Benim cildim neye ihtiyaç duyuyor?” olmalı.

Ceramid Meselesi: Cildin Duvarını Onarmak

Araştırmanın ikinci gününde Mert bana bir bina fotoğrafı gönderdi.

“Cilt bariyerini böyle düşün,” yazmış.

Fotoğrafta tuğlalardan oluşan bir duvar vardı.

Aslında benzetme oldukça mantıklıydı. Cildin dış tabakası, çevreden gelen etkilere karşı koruyucu bir bariyer görevi görüyor. Bu yapıda seramidler, kolesterol ve yağ asitleri gibi lipitler önemli rol oynuyor. Cleveland Clinic de seramidleri cilt bariyerinin yapısında bulunan önemli lipitlerden biri olarak açıklıyor.

Mert'in stratejisi yine devreye girdi:

“Duvar sağlam değilse önce duvarı güçlendireceğiz. Sonra diğer şeylere bakacağız.”

Bu yüzden özellikle kuru veya bariyeri hassaslaşmış ciltler için seramid içeren nemlendiriciler araştırma listemizin üst sıralarına çıktı.

Ama Deniz yine başka bir ayrıntıyı hatırlattı:

“Seramid önemli olabilir ama ürünün sende nasıl davrandığını da unutma. Bir ürün teoride mükemmel olabilir, fakat sen onu kullanmaktan hoşlanmıyorsan düzenli kullanmazsın.”

Bu cümle bana cilt bakımının çoğu zaman gözden kaçan tarafını düşündürdü.

En gelişmiş formül bile kullanılmıyorsa işe yaramaz.

Hyalüronik Asit ve Gliserin: Nem Nereden Geliyor?

Sonraki durağımız nem tutucu içeriklerdi.

Hyalüronik asit ve gliserin burada karşımıza çıktı. Amerikan Dermatoloji Akademisi, kuru cilt için nemlendirici seçerken gliserin ve hyalüronik asit gibi içeriklerin değerlendirilebileceğini belirtiyor.

Deniz bana şöyle dedi:

“Bence insanların burada yaptığı hata, tek bir mucize içerik aramak.”

Gerçekten de öyle.

Kozmetik dünyasında bazen bir içerik popüler olduğunda bütün çözüm onunmuş gibi anlatılıyor.

Bir dönem hyalüronik asit, sonra seramid, sonra başka bir aktif içerik…

Oysa iyi bir nemlendirici çoğu zaman birden fazla mekanizmanın birlikte çalışmasıyla etkili oluyor.

Nem çekmeye yardımcı olan humektanlar, ciltte yumuşaklık sağlayan emoliyanlar ve suyun cilt yüzeyinden uzaklaşmasını azaltan oklüzif bileşenler farklı görevler üstlenebiliyor. Cleveland Clinic de seramidlerin humektan ve oklüzif bileşenlerle birlikte kullanılabileceğini belirtiyor.

Yani mesele “tek kahraman” değil, iyi kurulmuş bir ekip.

Tıpkı bizim masadaki ekip gibi.

Yağlı Ciltte Nemlendirici Kullanılır mı?

Burada forumlarda en çok tartışılan sorulardan birine geldik.

“Cildim yağlı, neden nemlendirici kullanayım?”

Mert bu soruya kısa cevap verdi:

“Çünkü yağ ile su aynı şey değil.”

Bence konuşmanın en net cümlesiydi.

Yağlı cilt de nemlendirmeye ihtiyaç duyabilir. Buradaki mesele cildi daha ağır bir tabakaya boğmak değil, kişinin cildine uygun dokuyu bulmak.

Amerikan Dermatoloji Akademisi, yağlı veya sıcak-nemli havalarda jel tipi nemlendiricilerin; normal ve karma ciltlerde losyonların; kuru ve çok kuru ciltlerde ise kremlerin tercih edilebileceğini belirtiyor. Akneye eğilimli kişiler için de gözenekleri tıkamayan, yani non-komedojenik ürünlere dikkat edilmesi öneriliyor.

Deniz burada gülerek:

“Yani yağlı cilde sahip olmak, nemlendirici kavanozundan kaçmak için resmi izin değil.”

Hepimiz güldük.

Ama gerçekten önemli bir ayrım vardı: Cildin yağlı olması, yeterince nemli olduğu anlamına gelmeyebilir.

Kokulu Krem mi, Kokusuz Krem mi?

Sonra konu kokulara geldi.

Ben güzel kokan kremleri sevdiğimi söyledim.

Deniz hemen:

“Ben de severim ama hassas cilt söz konusu olduğunda kokunun peşinden gitmem,” dedi.

Amerikan Dermatoloji Akademisi, özellikle kuru ve hassas ciltlerde “fragrance-free” yani parfümsüz ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. Ayrıca “unscented” ifadesinin her zaman tamamen parfümsüz anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.
 
Üst