Evlilik Dışı Cinsel Ilişki Haram Mıdır ?

Atalan

Global Mod
Global Mod
Evlilik Dışı Cinsel İlişki Haram Mıdır? – Bir Hikâyenin İçinde İnsan, Duygu ve Vicdan

Selam sevgili forumdaşlar,

Bugün sizlerle uzun zamandır aklımdan çıkmayan bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Bu konu, sadece dini bir mesele değil; aynı zamanda insanın içinde yaşadığı çelişkilerin, arzuların ve vicdanın kesiştiği bir alan.

Bu hikâyede iki insan var: biri aklıyla hareket eden, çözüm arayan bir erkek; diğeri kalbiyle yaşayan, duygularıyla düşünen bir kadın.

İkisi de aynı soruyla karşı karşıya:

> “Evlilik dışı bir ilişki, gerçekten sadece günah mıdır, yoksa içinde insan olan her şey gibi karmaşık bir şey midir?”

---

Bir Karşılaşma: Cem ve Elif

Cem, otuz yaşında, mühendis.

Hayatta her şeye mantık çerçevesinde yaklaşan, düzenli, sistematik biri.

“Her şeyin bir çözümü vardır” derdi hep.

Aşka bile…

Ama Elif’le tanışınca, o düzenli sistemin dişlileri bir bir kırıldı.

Elif, yirmi sekiz yaşında bir öğretmen.

Kalbiyle konuşur, kelimeleriyle sarar.

İnancı güçlü, ama içinde sürekli bir denge arayışı var.

Bir gün okul çıkışı kahve sırasında karşılaşmışlardı.

Cem, Elif’in düşürdüğü not defterini yerden almıştı.

O defterde yazan cümlelerden biri, Cem’in aklına kazınmıştı:

> “İnsan kalbiyle yanar, ama vicdanıyla söner.”

O gün konuşmaya başladılar. Ve sonra konuşmalar, suskunluklara dönüştü.

Birlikte geçirilen her dakika, bir çizgiyi biraz daha bulanıklaştırıyordu.

---

Birlikte Olmak mı, Birlikte Yanmak mı?

Cem, olaylara çözüm odaklı yaklaşırdı.

Bir akşam Elif’e şöyle dedi:

> “Elif, birbirimizi seviyoruz. Neden bekleyelim? Nikah bir kağıt parçası, önemli olan niyetimiz değil mi?”

Elif sustu.

O suskunlukta hem sevgi vardı, hem korku, hem de bir ses:

“Ya Rabbim, bu doğru mu?”

Elif, içten içe biliyordu: Sevgi güzel bir şeydi, ama her güzel şey doğru olmazdı.

Onun için mesele sadece fiziksel bir yakınlık değil, manevi bir bağ meselesiydi.

Oysa Cem için mesele mantıksal bir çelişmeydi:

> “Birbirini seven iki insanın, evlenmeden birlikte olması neden günah sayılır?”

O akşam uzun uzun konuştular.

Elif ağladı, Cem sustu.

Çünkü bazen insanın inandığıyla hissettiği birbirine zıt düşer…

Ve o anlarda vicdan, kalpten daha yüksek sesle konuşur.

---

Erkeklerin Bakışı: Stratejik ve Mantıklı Yaklaşımlar

Cem’in çevresindeki erkek arkadaşları bu konuyu hep aynı şekilde konuşurdu:

> “Abi seviyorsan, neden bekliyorsun?”

> “Evlilik sadece formalite, önemli olan sadakat.”

Erkeklerin çoğu bu meseleyi “çözülmesi gereken bir denklem” gibi görürdü.

Onlara göre duygular kontrol edilemezdi, o yüzden kuralı değil, çözümü konuşmak gerekirdi.

Ama Cem içten içe huzursuzdu.

Çünkü sevdiği kadının gözlerinde “korkuyla karışık bir inanç” vardı.

Ve o inanç, onun her mantıklı cümlesini susturuyordu.

---

Kadınların Bakışı: Kalpten Gelen Bir Sorgulama

Elif’in arkadaşları ise bambaşka düşünüyordu.

> “Kalbini dinle Elif, sevgi varsa günah olmaz.”

> diyenler de vardı,

> “Allah sabredenlerle beraberdir.”

> diyenler de.

Kadınlar için mesele sadece “birlikte olmak” değildi; güven, inanç, huzur, mahremiyet hepsi bir bütündü.

Elif, o bütünlüğü korumaya çalışıyordu.

Ama her buluşmada kalbi biraz daha yıkılıyordu, çünkü Cem’in gözlerindeki sevgi, içinde bir yangın gibi büyüyordu.

---

Bir Gece, Bir Dua

Bir gece Elif, dayanamadı.

Abdest aldı, dua etti.

“Rabbim,” dedi, “beni sevdiğimle imtihan etme, ya kalbimi sustur ya vicdanımı.”

O sabah Cem’e mesaj attı:

> “Seni seviyorum ama kendimi kaybediyorum. Bu sevgi beni Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o zaman kaybetmeyi seçiyorum.”

Cem mesajı okuduğunda önce öfkelendi, sonra sessizliğe gömüldü.

Kendine ilk kez şu soruyu sordu:

> “Ben onu gerçekten seviyor muyum, yoksa sahip olmak mı istiyorum?”

İşte o anda, belki de aşkın değil, inancın anlamını anladı.

---

Bir Zaman Sonra…

Aylar geçti.

Elif öğretmenliğine devam etti, Cem işine gömüldü.

Ama her ikisi de içlerinde o geceyi taşıdı.

Bir yıl sonra, Ramazan ayında Cem bir caminin avlusunda Elif’i gördü.

Tesadüf müydü, yoksa dua mı kabul olmuştu, bilinmez.

Göz göze geldiler.

Cem yaklaştı ve sadece şu cümleyi söyledi:

> “Belki o gün seni değil, nefsimi seviyordum. Ama şimdi anlıyorum, seni sevmek için önce Allah’a yaklaşmak gerekiyormuş.”

Elif gülümsedi, gözlerinden yaş süzüldü.

Bu defa o sustu, çünkü bazen sessizlik en büyük cevaptır.

---

Sonuç: Haram mı, Helal mi, Yoksa Sadece İnsan mı?

Dinî olarak bakıldığında, evlilik dışı cinsel ilişki İslam’da haramdır.

Bu, yalnızca bir yasak değil, insanın nefsine ve topluma karşı sorumluluğunun ifadesidir.

Ama bu hikâyede görüyoruz ki, mesele sadece “günah” meselesi değil.

İnsanın kendi içindeki sınav, arzusu ve vicdanı da bu tartının bir parçası.

Evlilik dışı ilişki, bazıları için bir hata, bazıları için bir uyanış olabilir.

Ama sonunda herkes, kendi kalbinin terazisinde bir hükümle baş başa kalır.

---

Peki Forumdaşlar, Siz Ne Düşünüyorsunuz?

💭 Sizce sevgiyle yapılan bir eylem, her zaman doğru mudur?

🕊 Günahı sadece eylem mi belirler, yoksa niyet de söz sahibi midir?

💔 Elif’in yerinde olsaydınız, kalbinizi mi dinlerdiniz yoksa inancınızı mı?

🧠 Cem’in mantığına hak veriyor musunuz, yoksa kalbi geç mi konuştu?

Yorumlarda buluşalım.

Çünkü belki de hepimiz bu hikâyenin bir yerinde, kendi kalbimizi görüyoruz…